Hergün facebook’a girip uygulamalar yüklüyor, adsense reklamlarına tıklıyor veya sevdiğimiz bloglarda embed edilmiş videoları izliyoruz (yasaklar izin verdikçe!%&). Bunların her biri bir kullanıcı için farklı birer deneyim gibi görünse de aslında pazarlama dilinde hepsi birer widget marketing oyunu.
İlk zamanlarda masaüstü uygulamaları olarak hayatımıza girdiler. Bilgisayarımıza indirdiğimiz küçük programlarla çeşitli sitelerin haberleri takip edebiliyorduk. Şahsen ben pek kullanamazdım ve birkaç denemeden sonra kaldırırdım. Tabi web devri değişince bu uygulamalar da çağ atladı. Artık masaüstü için binlerce türlüsü üretilliyor. (Mesela Yahoo Widgets) Ama benim asıl ilgilendiğim nokta web widgets’lar, kodların sitelere gömülmesi ve pazarlamacılara çekici gelen noktaları…
Daha çok blog yazarları tarafından yan sütunlarda kullanılırken görürsünüz, flickr albümleri, facebook profilleri, twitter durumları gösterilir ya da youtube’daki favori videolar yazılar arasına yerleştirilir. Bloğun zenginliği ve blog sahibinin daha fazla kişisel paylaşımı açısından çok faydalıdır. Blog sahibine faydası olduğu kadar widgetları üreten platformlara da kendi pazarlamasını yapması açısından inanılmaz katkısı olur. Mesela youtube’un google’da video aramalarında üst sıralarda çıkmasının sebeplerinden birisi de videolarının yüzlerce kişi tarafından bloglarına embed edilmesidir, böylece Google o aranan videoya yüzlerce link olduğunu görerek üst sıralarda gösterir. En basitinden bloglar için üretilmiş bir hava durumu tahmin widget’ı bile onu üreten platform için güzel bir viral etkiye sahiptir.
Sosyal networkler ve web markaları tarafından bu kadar güzel kullanılıyorken neden geleneksel markalar bu gelişen alanı kullanmıyor diye sorarsanız, aslında kullanıyorlar ama Türkiye’de pek örneklerini görmüyoruz diyebilirim. Widget Marketing yapmak istiyorsanız Google’ın Gadget Ads hizmetini veya Clearspring Technologies’in bu amaçlara yönelik olan hizmetlerini inceleyebilirsiniz. Clearspring’in SnaggableAds’i ile markanız için widget’lar üretebiliyor ve banner kampanyasından da öte bir şekilde kullanabiliyorsunuz. Mesela aşağıdaki Dilbert widget’ı Clearspring tarafından üretilmiş keyifli bir içerik servisi.
Benzer bir web şirketi olan freewebs’in Adidas ile yaptığı ve şu sıralar TV’de de reklamlarını gördüğümüz impossible is nothing widget’ı da güzel bir örnek:
Widget’ları bu şekilde müşteriye fayda sunan ve markaya da değer katan şekillerde kullandığınız zaman ister istemez kontrol dışı bir şekilde markanızın yüzlerce bloglarda görülmesini sağlayabilirsiniz. Bir banner kampanyası için harcadığınız bütçeleri ve medya planlarını düşünün, ona kıyasla ne kadar etkili olabileceğine siz karar verin.
Blogunuz için ücretsiz bir servis arıyorsanız Widgetbox’dan faydalanabilirsiniz. Hesabınızı yaratıp birkaç basit adımdan sonra blogunuzun içeriğini widget ile görüntüleyebiliyorsunuz. Facebook’ta da kullanılabiliyor. ataloggs için yaptığım widget buna bir örnek.












