Benzer jenerasyondakiler eminim Kurabiye Canavarı’nı kurabiyeleri parçalayarak, döke saça midesine indirirken zamanında bol bol izlemiştir. Tabi o zamanlar çocuktuk, internet yoktu ve Kurabiye Canavarı’nın aslında bize ne anlatmak istediğini anlamıyorduk. Bizi taa o zamandan kurabiye yemeye alıştırarak günümüzde webde orada burada karşımıza çıkan kurabiyeleri hapur hupur yeme becerisini bize öğretiyordu. Nasıl yani demeyin, hergün yüzlerce kurabiye yiyoruz…
Geçenlerde explorer’ımın temporary internet files klasörünü temizlerken fark ettim, 300’e yakın cookie yemişim. (Zaten bildiğim kadarıyla en fazla 300 tane saklayabiliyoruz.) O anda sanki etrafımda 300’e yakın markanın olduğunu hissettim. Bu kadar yere ve daha fazlasına kendimden bir ipucu vermişim.
Yazımın başlangıcı beklenmedik bir yöne doğru gitmeden şunu söyleyeyim. Kurabiyeleri çok severim. Sonuçta mesleki olarak sürekli ihtiyacım olan bir şey ve gerçekten de sektördeki ölçümlemelerin analizlerin yapılabilmesi için çok gerekli. Bir çok profesyonel web analitik aracı cookie bazlı ölçümleme yapıyor. Sürekli girdiğiniz web siteleri tercihlerinizi cookie’lere yazarak sonraki ziyaretlerinizi kolaylaştırıyor hatta ilgi alanlarınıza yönelik ve kişiselleştirilmiş içeriklerle sizi karşılıyor. Yani kurabiyesiz bir web deneyimi bence düşünülemez.
Bu videoda sade ve güzel bir anlatım var izlemenizi tavsiye ederim.
Biraz da karanlık tarafına bakalım.
Bazen kurabiyeler tüketiciler tarafından pek de hoş karşılanmıyor. Sonuçta kurabiyelere kendimizden ufak da olsa bir bilgi veriyoruz ve bilgilerimizi bıraktığımız yerler bu ufak bilgi kırıntılarını kullanarak bizi deşifre edebiliyor. Bir zamanlar JupiterSearch’ın yaptığı bir araştırmaya göre ABD’deki internet kullanıcılarının %40’ı her ay cookie’lerini siliyordu.
Tabi cookie’lerin silinmesi web analitik araçları ve medya planlamacıları için büyük zorluklar çıkarıyor. Sitenizi sık sık ziyaret edenlerin cookie’lerini her hafta sildiğini düşünün, bu durumda onların her hafta ziyaretleri yeni bir ziyaret gibi algılanıp raporlarınızın geçerliliğini düşürecektir. Ya da davranışsal reklamlamaya göre hareket ettiğinizi düşünün; her ay yarıya yakın kullanıcının cookie’leri temizlediği yerde hangi davranıştan bahsedebiliriz.
Cookie’lerin silinme eğilimi biraz da güvenlik yazılımlarının bazı cookie’ler için zararlı damgası vurmasından kaynaklanıyor ve kullanıcıları silmeye yönlendiriyor. eMarketer’ın bu makalesinde TRUSTe’ye göre kullanıcıların %67’si pop-up ve cookie’leri engelliyor. Ama aynı makalede davranışsal hedefleme gibi cookie tabanlı reklam modelleri harcamalarının ABD’de 2011 yılında 3,8 Milyar dolara çıkacağı söyleniyor. Yani kullanıcılar kendilerine daha çok hitap eden içeriklerle karşılaştıkça cookie silme işleminden gittikçe vazgeçiyor.
Kurabiyelerin bu şekilde bilinçli ve faydalı şekilde kullanımı arttıkça aramızdaki kurabiye canavarlarının da sayısı artacaktır eminim. Hatta o kadar alışacağız ki olmadık yerlerde kurabiyesiz yapamayacağız. Kurabiye canavarı gibi…
Not: Cookie yerine aslında çerez kullanıyoruz ama çerezin sempatik bir canavarı olmadığı için yazımda kullanamadım maalesef.
Diğer not: Yazımın başındaki 300′e yakın cookie hala silinmeden duruyor.













Aslında bu yazını okurken, biraz da aklıma birçok markayı, içeriği nasıl da iştahla tükettiğimiz aklıma geldi. Yeni bir site, yeni bir uygulama olduğunda sonuna kadar kullanıyoruz ve sınırlarını zorluyoruz. Sitelerden aldığımız bu kurabiyeler de ne kadar tükettiğimizin de bir göstergesi aslında. Hangi kurabiyeden daha fazla yiyorsak, o kurabiyenin sahibi o kadar büyüyor, gelişiyor, daha farklı tatlar sunuyor.
Suistimal edilmediği sürece, kurabiyeler her zaman faydalı, hem tüketen hem üreten açısından.